Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kısakürek anısına düzenlenen “40 Yıl, 40 Eser” etkinliğinde konuştu: (3)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Artık kimse bu milletin evlatlarını aşağılama cesareti bulamayacak. Kimse Anadolu insanına hakaret edemeyecek, tehditler savuramayacak.” dedi.

Atatürk Kültür Merkezi’nde şair, yazar ve mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek anısına düzenlenen “40 Yıl, 40 Eser” etkinliği kapsamında “Bir Şiir Bir Hayat/ Sakarya Türküsü” Dijital Sergi Açılışı’nda konuşan Erdoğan, 70-80 senede yapılamayan hizmetlerin katbekat fazlasını 21 yıla sığdırmayı başardıklarını söyledi.

Hepsinden önemlisi yıllarca kendi öz yurdunda hor görülen millete yeniden özgüven kazandırdıklarını vurgulayan Erdoğan, “Kerameti kendinden menkul, azgın azınlık karşısında sessiz yığınların sesi, soluğu, nefesi olduk.” diye konuştu.

Necip Fazıl Kısakürek’in surda bir gedik açtığını ve rüzgarlara meydan okuyup “Artık ne yandan esersen es” dediğini anımsatan Erdoğan, “Biz o surları aştık, kaleyi fethettik. Zafer sancağımızı gururla burçlara diktik. Üstadın Rabbine her elini açtığında zincirlerinin kırılması için dua ettiği Ayasofya’yı 86 yıl sonra Ezan-ı Muhammedilerle buluşturduk.” ifadelerini kullandı.

Ayasofya ile birlikte Türk’ün ve Türkiye’nin bahtını da açtıklarına dikkati çeken Erdoğan, “Tam olarak üstadın ifade buyurduğu şekilde Ayasofya’yı mukaddesatçı Türk gençliğinin kalbi gibi açtık. Rabbime, şahsıma, üstat Fazıl’ın vasiyetini gerçekleştirme imkanı verdiği için binlerce kez hamdediyorum. Rabbime Türkiye’nin bağımsızlığının sembolü olan Ayasofya’yı tekrar asli kimliğine kavuşturmayı nasip ettiği için hamdediyorum. Bu mübarek mabedin kubbelerinden Kur’an sesleri, ezan sesleri eksik olmasın diyorum.” değerlendirmesini yaptı.

Bugün büyük bir gururla “Artık bu mukaddes dava sahipsiz değildir” ifadesini kullandıklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Birer sürgü misali göğe yükselen minarelerimizden yankılanan ezan sesleri artık mahzun değildir. Öz yurdumuzda garip değiliz. Öz yurdumuzda parya hiç değiliz. Kehkeşana kaçan güneş sadece 81 ilimizi değil, gönül coğrafyamızın dört bir köşesini de aydınlatmaktadır. Türkiye Yüzyılı’nın inşasıyla inşallah tüm kazanımlarımızı perçinleyeceğiz. Evlatlarımıza hiçbir endişe duymadan üzerinde özgürce yaşayabilecekleri müreffeh bir ülke bırakacağız. Uğrunda ciddi bedeller ödediğimiz hak ve hürriyetlerimize hiç kimsenin el süremeyeceği bir demokratik iklimi Türkiye’de muhakkak tesis edeceğiz. Türk siyasetini, tek parti, CHP zihniyetinin baskıcı, nobran ve halka rağmen halkçı alışkanlıklarından mutlaka kurtaracağız. Milli iradeyi tüm kurum ve kurallarıyla ülkemizde bilakayduşart egemen kılacağız.”

“Artık kimse bu milletin evlatlarını aşağılama cesareti bulamayacak”

İktidara giden yolun Batı’nın beklentilerinden, vesayet odaklarından veya terör örgütlerinin desteğinden değil milletin gönlünden geçtiğini herkese öğreteceklerini dile getiren Erdoğan, “Artık kimse bu milletin evlatlarını aşağılama cesareti bulamayacak. Kimse Anadolu insanına hakaret edemeyecek, tehditler savuramayacak. Aman ya Rabbi ne diyor? ‘Kırsal kesimden aldığı oylarla Cumhurbaşkanlığını kazandı.’ Hani partinizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ‘Köylü, milletin efendisidir.’ demedi mi? Bir taraftan öyle, bir taraftan böyle. Artık bunu yemezler. Geçti bu iş. Şimdi bu millet daha ileri, daha ileri, daha ileri gidiyor ve gidecek. Sırf oy tercihlerinden dolayı kimse vatandaşa parmak sallayamayacak. Milletimizi kimse makarnacı, kömürcü, cahil, göbeğini kaşıyan adam diye tahkir edemeyecek.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 ve 28 Mayıs seçimlerini Kısakürek’in uğruna hayatını adadığı davası ve kendi mücadeleleri açısından bir dönüm noktası olarak gördüklerini belirten Erdoğan, “Üstada göre 14 Mayıs 1950 seçimleriyle birlikte millet, başındaki CHP’yi atmıştır. Kaderin cilvesi olarak tam 73 yıl sonra bir 14 Mayıs’ta milletimiz başında CHP zihniyeti istemediğini çok net biçimde ortaya koymuştur. 28 Mayıs’ta da yarım kalan işi tamamlayarak görünen ve görünmeyen tüm destekçileriyle birlikte CHP ideolojisini sandığa gömmüştür.” dedi.

Bir daha hiçbir gücün CHP’yi o sandığın dibinden çıkaramayacağını söyleyen Erdoğan, “Ne CHP Genel Başkanı’nın koltuğunu korumak uğruna attığı iftiralar bunu değiştirebilir ne seçim yenilgisini perdelemek için söylediği yalanlar kendisine bir fayda sağlayabilir ne de kırsalda yaşayan insanlarımıza yönelik sarf ettiği hadsiz ifadeler kendisini kurtarabilir.” diye konuştu.

“CHP, bu şekilde siyaset yaptığı sürece bu ülkede iktidar yüzü göremez”

“Sandıktan çıkan iradeye saygı duymak yerine hala vatandaşa ‘500 liraya oylarını satıyorlar’ imasında bulunmak siyasi tükenmişliğin daniskasıdır.” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, şunları söyledi:

“Son 13 yılda 12 seçim kaybeden birinin kabahati kendinde aramak yerine halen seçmeni suçlaması artık siyasetin değil psikolojinin konusudur. Çünkü bu zat artık psikolojik bir vakadır. Milletim de bunu sezdiği için gereğini yapmıştır. Çok açık ve net söylüyorum. CHP, bu şekilde siyaset yaptığı sürece bu ülkede iktidar yüzü göremez. CHP kendini düzeltmediği, değiştirmediği, milletin sesine kulak vermediği müddetçe bir daha asla yönetime gelemez. Hele hele terör örgütleriyle el ele, omuz omuza yürüdüğü sürece bu millet terör örgütlerine oy vermez, vermeyecektir.”

CHP’nin gelinen noktada artık cumhurla, cumhuriyetle ve halkla barışması gerektiğine işaret eden Erdoğan, CHP’nin milletle, milletin inanç değerleriyle ve milli iradeyle sulh ilan etmediği takdirde yapacağı hamlelerin tamamının birer göz boyamadan ve siyasi hokkabazlıktan ibaret kalacağını söyledi.

“Biz ülkemizdeki muhalefetin kendini yenileyerek Türkiye Yüzyılı’na ayak uydurmasını samimiyetle temenni ediyoruz.” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Muhalefetin ülkenin ve millet hayrına olan işlerde bizi desteklemesini, gerektiğinde de yapıcı eleştirileriyle önümüzü açmasını ümit ediyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılında vaktimizi ve enerjimizi bozuk plak misali sürekli aynı şeyi tekrarlayan, hep aynı yoldan giderek farklı menzile varacağını düşünen çapsız siyasetçilerle harcamak istemiyoruz. İşimize bakalım. Hedefe kilitlenelim. Hep birlikte Türkiye Yüzyılı’nı inşa edelim istiyoruz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu düşüncelerle titiz bir çalışmanın neticesinde hazırlandığını gördüğüm sergimizin başarılı geçmesini diliyorum. Bu vesileyle kendisiyle tanışma, muhabbet etme şerefine eriştiğim üstat Necip Fazıl Kısakürek’i bir kez daha kemali edeple yad ediyorum. Katılımcılara ve serginin icrasında emeği geçen herkese şahsım, milletim adına tekrar teşekkür ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sergiyi gezdi

Konuşmanın ardından, Necip Fazıl Kısakürek’ün kendi el yazısıyla kaleme aldığı “Sakarya Türküsü” şiirinin orijinal nüshası, Kısakürek ailesi tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim edildi.

Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi Galeri’deki “Bir Şiir Bir Hayat/Sakarya Türküsü” Dijital Sergisi’ni gezdi.

Programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı (NFKKAV) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyma Kısakürek Sönmezocak ile edebiyat, kültür ve sanat dünyasından birçok kişi katıldı.

(Bitti)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir